Ruhsal tedavi yolculuğu

Çocukluğum değersizlik, yalnızlık, aile ve akraba kavgaları, sevgisizlik ve dışlanmışlıklar içinde geçti. Babamın yokluğu, annemin eksikliği, kısaca bir çocuğun alması gereken maddi manevi hiçbir şeyi tatma imkânı bulamadım.
Bütün bunlar kendini ifade edemeyen, her şeyi içinde yaşayan, gerektiğinde kendini korumak için gereksiz kavgalara girebilen bir insan haline getirmişti beni. Bazı nedenler beni ve ailemi yurtdışına sürükledi, artık mutlu ve huzurlu olabileceğimizi sanıyordum. İlk başta dil sorunu, eğitim hayatı ve uyum süreci karşıma çıktı. Başarılı olmak, altından kalkmak için bedensel ve ruhsal sağlığıma dikkat etmeden mücadele ettim. Her zorluğun altından kalkmak için savaştım, eğitim ve meslek seçimi istediğim alan olmamasına rağmen korku ve endişeler yeni alanlar açmama engel oldu.
Yaşadığımız zorluklar içinde ilişkilerimi götüremedim, hayatıma kimseyi almak istemedim, kendimi zorlayarak yaptığım mesleğin güçlüklerinin yanı sıra ailemin ticaret hayatı yeni bir mücadele getiriyordu. Maddi kayıplar, yetişememe durumları maddi ve manevi ezmeye başlamıştı ve bizi de istemeden içine çekiyordu. Beklentilerin içinde ezilmeye başlamıştık.

Bütün yaşadıklarımı sindiremez olmuştum, kızgınlık ve kırgınlıklar arasında gidip geliyordum, öyle ki artık kendimi unutmuştum. 2015 yılında aşırı tokluk, doygunluk ve yorgunluklar neticesinde tükenmişlik sendromu ve tiroit yetmezliği olabilir ihtimali ile doktora başvurdum. Sonuçlar böbreklerimin ileri derecede fonksiyonlarını kaybettiğini gösteriyordu. Aileden gelen genetik bir hastalık olmasına rağmen ihtimal vermemiştim. Bir zaman sonra hastalığımı kabullenip ilaç tedavisine başlayarak buna alıştım, bu şekilde yaşayabileceğime inanıyordum.
Mesleğimi de bazı sebeplerden dolayı bırakınca kendimi kişisel gelişim seminerlerine, araştırmalara verdim. Bu şekilde bilgi düzeyim arttıkça artıyordu. 2021 yılının ilk ayında gittiğim kontrolde değerlerimin daha da kötüleşmiş olduğunu öğrendim. Beynimden aşağı kaynar sular dökülmüştü, sabit kalan değerlerim bir şekilde düşmüş, doktorsa yaşım çok genç olduğu için diyalize girmek yerine nakil olmam gerektiğini vurgulamıştı.
Bugüne kadar hayatını zorluklar içinde tek başına sürdürmüş olan ‘‘ben’’in, bir aile bireyinden böbrek alması gerekiyordu. Birisine muhtaç olma düşüncesinin yanı sıra bana böbrek verecek kişiye bir şey olursa ben bunun altından nasıl kalkarım soruları beni boğuyordu. Halbuki ilahi güce inanmak diye bir şey var, siz bana atalarımın mücadele ve zorluklarla savaştığını, bana da burada aktarıldığını söylediniz. Bu benim için çok yeniydi.
Depresyon halinden çıkıp nakil süreci gelene kadar değişik şifa yöntemleri bulmalıyım, umudumu kaybetmemeliyim düşüncesiyle arayışlara başladım. Kimden faydalanabilirim derken birkaç sayfanın arkasından sizin sayfanıza denk geldim. Bir müddet inceledikten sonra eğitim veriyor olmanız ve ekrandan tanıdığımız bir isim olmanızdan dolayı seans talebinde bulundum. İnsanın karşısına çıkan yeni hiçbir şeyin boş ve anlamsız olmadığını öğrendim. Bana seans boyunca hiç farkında olmadığım, aklımdan geçmeyen duygularla sebeplerden bahsettiniz. Sevilme isteği, ailenin birbirine tutunması, beni görsünler düşüncesi, acı hatıralara tutunma isteği gibi şeyler…

Siz bunları sıralarken yükselmekten bahsettiğinizde gülmeye başladım, fark ettim ki hastalığım ve bu süreçte elde ettiğim bilgi birikimim beni bulunduğum yerlerde gerçekten ön plana çıkarıyordu. Artık her şeye yorum getiren, fikirleri alınan biri olmuştum. Bütün bunlar benim hastalık sürecimle başladı. Hasta psikolojisi çevrenizi de etkilediği için önemsenen bir insan haline getiriyor sizi, öyle ki size pişirilen çayın, kahvenin ve yemeğin farklı ve özel olmasını bekliyorsunuz.
Seans devamında hastalığımın aslında benim işime nasıl yaradığını fark ettirdiniz. Bunları altı yıl içinde hiçbir şekilde düşünmemiştim, hatta öğrenmedim de… İçimdeki yükselme ve görünme isteği ben fark etmeden hastalığımla gerçekleşiyordu. Siz anlatınca hayır diyemedim çünkü gerçekten de birebir yaşıyordum.
Bilinçli ve inançlı Müslüman kimliğine sahip olmama rağmen bedenimin her bir zerresi, her bir organım için şükretmem gerektiğini bana tekrar öğrettiniz. Sevgili Reyhan Hanım, bana kazandırdığınız farkındalık için size minnettarım. Ruhsal tedavi yolculuğuma dahil olduğunuz için size teşekkür ediyorum ve şükrediyorum.
Sevgilerle…


