Bir yaşa gelmemize rağmen yaşamda isteklerimiz gerçekleşmiyorsa bu, o zamana kadar yaşamımızın başlangıcından itibaren yaşadıklarımız ve o hisleri aynı hâlâ o günkü gibi hissediyor olmamızdan kaynaklanmaktadır. Çocukluğunuzda mutlu bir anne ve baba ile yaşadıysanız yaşama %50 şanslı başladınız demektir. Sonradan edindiğiniz alışkanlıklar da sizi destekleyen seçimler olacaktır.

Bir inşaatın temeli gibi düşünün. Temel ne kadar sağlamsa o yaşam da o kadar mutlu ve neşeli olur. Bana ilişkilerle ilgili konularla gelenlerin birçoğunda ya genetikten ya da çocukluluğunda yaşamış olduğu taciz konuları çıkar ortaya. Bu şekilde gelen bir danışanım da yaşı ilerlemesine rağmen düzgün bir ilişki yaşayamamış, bununla birlikte mevcut ilişkilerinde de daima değersizlik duygusunu deneyimlemişti. Taciz bizim sınırlarımız demektir.

Eğer biz sınırlarımızı tam ve bütün olarak belirlemeyi bilemiyorsak onu o kadar çok ihlal edecek kişi ve kişiler çıkar karşımıza ki hepsi de diğerinin aynısıdır. Sadece fiziksel değil, sözlü şiddet de taciz olarak algılanabilir. Evde şiddet gören bir kardeşle büyüyen çocukların kendileri de sınırlarını belirleyemeyebilir. İstek dışı yapılan her davranış, bebekte taciz olarak algılanabilir, bebekken kulağa küpe takılması, bebeklikte uygulanan fitil, hatta istek dışı bir aile üyesinin ya da yabancının çocuğa sarılması taciz olarak algılanabilir. Çözemedikçe daha mutsuzlaşır ve karamsarlaşırız.

kendini sev

Bizi biz yapan değerlerin en başında kendini sevme, kendine değer verme ve güven duyguları gelmektedir. Eğer yapı olarak özgüven eksikliği hissediyorsak bu muhtemelen bizim alan ihlalimizden kaynaklanmaktadır. Fiziksel ya da duygusal taciz de aynı etkiyi yaratır. Duygusal taciz ve fiziksel taciz ile sınırlarımızı koruyamadığımız için karşılaştığımız her olay bize bir kez daha bunu değiştirmememiz gerektiğini hatırlatır. Danışanım da artık kendisini en son raddeye getirene kadar bu duyguları üzerinde taşımış ve yaşadığı dayanılmaz ağrılar şikâyetiyle bana başvurmuştu.

Danışanımla yapmış olduğumuz çalışmada altta yatan kızgınlığın nedenlerini araştırdık. Duygular bedenimizde enerji olarak tutulur ve bunlar daha sonra etkileşim halinde içimizde hâlâ yer alıyorsa yine fiziksel bedenimize zarar vermeye başlar. Bu, ağrı şikâyetiyle gelen danışanımda kendisini bedeninde onu ayağa dahi kaldıramayacak ağrılar olarak göstermişti. Esasında baktığımda çok sakin ve aklıselim bir yapıya sahipti, kendisinde bu inanılmaz öfkenin altında yatan neden ise abisinin taciziydi.

Bir kadın için bir erkekle ilişki ilk önce onu büyüten ve destek aldığı yakın çevreden başlar. Gördüğü ilk erkek olan kişi baba ya da erkek kardeştir. Babası zaten sessiz bir adammış. İçine kapanık ve varlığı ile yokluğu bir olan bir yapıya sahipmiş. Anne daha dominant ve oğluna düşkün. Bu arada iki kız kardeşi daha varmış. Danışanım kızların içinde en büyükleriymiş.

Taciz denildiğinde ilk önce akla kırsal ya da daha kapalı bir toplum gelse de böyle bir yapıya sahip değildi aile ama önemli bir sorun olan madde bağımlılığı söz konusuydu. Bundan dolayı içine kapanık olan baba sürekli alkol aldığı için zaten aileyle bağı kopuktu. Bağ kurulamadığı zaman da erkek çocuğu için en önemli baba-oğul figürü atlanmış oluyordu. Kendisine örnek bulamadığındaysa görülmek ve bağ kurmak için ailede farklı ve öfke içeren bir yolla bağ kuruyordu.

Altta yatan nedenlerden biri bu olmasına karşın bu bakış açısını da fark etmek lazım. Çünkü görünmeyen her zaman başka bir yapıda size kendisini daha da büyüterek gösterir. İlk çocuktan sonra arka arkaya gelen üç kızla birlikte anne tüm ilgisini oğluna vermişti. Kızlar da anneden yeterince ilgi ve alaka göremeyerek iyice içlerine kapanmışlardı. Bu döngü bir yandan devam ederken büyük kız olan danışanım da abisinin taciziyle karşılaşmıştı. Bu tam dört yıl sürmüştü, ta ki üniversiteyi kazanarak kendini şehir dışına atana kadar.

Danışanım üniversitede de o kadar zorlukla karşılaşmıştı ki hem maddi hem manevi olarak karşılaştığı erkekler ve arkadaşları tarafından sürekli sınırları zorlanmış ve kendisinden hep bir şeyler vermek zorunda kalmıştı. Ne için, hayatta kalmak için. Bazen hayatta kalmak bizler için hiç de kolay değildir. Bizler tutunduğumuz ilk değerlere karşı sürekli kendimizi içten içe sorgularken yaşam daha da zor olabilir.

Danışanımla da bu şekilde sürekli suçluluk ve hayatta kalma zorluğuyla yaşam savaşını sürdürürken ve artık ağrılarla baş edemez bir haldeyken karşılaşmıştık. Nihayetinde yapmış olduğumuz seanslarda konu ya değer ya da yalnızlık kararlarına çıkıyordu. Bedene başkası tarafından izinsiz dokunulduğunda kendimizi hem suçlar hem de değersiz hissederiz ve hayır diyemediğimiz için de tekrar farkında olmadan kendimizden veririz.

gece

Ona bu taciz olayı gerçekleştikten sonra “Neler yaptın?” diye sorduğumda dedi ki: “Sadece kardeşlerimi korumaya karar verdim çünkü onları koruyacak ne babam ne de annem vardı, ayrıca o kadar büyük bir ilgisizlik vardı ki ben kardeşlerime hem anne hem de baba olmaya karar verdim. Okul zamanları okuldan çıkıp bir kafede çalıştım önce. Sonra her yerde çalıştım; restoranlar, gece kulüpleri ve orada daha çok para kazandım. Annem ve babam ben şehir dışındayken bana neyin var diye sormadılar, aramadılar bile. Ben de böylece hayatta daha güçlü olmayı öğrendim, hem güçlü oldum hem de erkeklerle de baş etmeyi öğrendim.”

Burada danışanım yaşadıklarıyla baş etmeye çalışırken esasında ne kadar da kendisine zarar vermişti, bunun farkında bile değildi. Bu güçlü olma hali zaman içinde bedende kasılmalara yol açmıştı. Ayrıca anne ve babanın sorumluluğu da ağrılarla kendini gösteriyordu.

Ona artık kendi sorumluluğunu almasını, bunun güvenli olduğunu, anne ve babasının sorumluluğunu da kendilerine bırakmasını, ayrıca sadece kardeşlerinin ablası olduğunu ve zorluklarla artık baş etmeye gerek olmadan da kolaylıkla hayatın yaşanabileceğini öğrettim. Abisiyle arasında gereksiz olan enerji bağlarını kestim, çünkü taciz ve tecavüz durumları ilk başta başkaları olmak üzere aramızda görünmez bağlar oluşturur. Bunları enerjetik olarak serbest bıraktığımızda o kişilerle de özgürleşmiş oluruz, bu da hem bize hem de onlara daha hafif hissettirir. Bir duyguyu kendimize öğrettiğimizde ve bir kere beynimiz bunu öğrendiğinde nöronlar arasında bağlar kurulur ve bu bağlarla bizler de artık duyguları harekete geçirmiş oluruz.

Taciz aynı zamanda genetik ve geçmiş yaşamlardan gelen hisler olarak da tekrar bu yaşamda kendini gösterebileceğinden biz geçmiş deneyimlerden de özgürleşmeyi öğrenmeliyiz, bunun için genetiğimizden getirdiğimiz taciz yemin ve anlaşmalarını serbest bırakmak gerekir. Geçmişte taciz edilmekle ilgili genetikten bize aktarılan bu kodlarımız da bu şekilde dönüşüm geçirmiş olur.

Bu konuyla ilgili şimdi sizlere hisler yüklüyorum; yine alttaki en derin konular için danışmanlık almayı tercih edebilirsiniz.

  • Taciz edilmeden de yaşamın nasıl bir his olduğunu biliyor ve anlıyorum.
  • Taciz edilmeden de bedenimi fark etmenin ve onun zaten değerli olduğunu biliyor ve anlıyorum.
  • Taciz ile yaşamda öğrenme zorunluluklarımı, anlaşmalarımı bitiriyor ve artık yaşamımda kendime kolay deneyimleri nasıl seçeceğimi biliyorum.
  • Kendimi yalnız bırakmadan da nasıl güçlü olduğumu biliyorum.
  • Kendimi değersizleştirmeden de kendi değerimin farkındayım.
  • Gücümü kanıtlamak için kendimi yalnızlaştırmadan da her zaman destek alarak güçlü olduğumu biliyorum.
  • Anne ve babamın sadece ebeveynim olduğunu biliyor ve ayırt ediyorum.
  • Anne ve babamın sorumluluklarını onlara nasıl bırakacağımı biliyorum.
  • Sadece bir evlat olarak kendi sorumluluklarımı nasıl alacağımı biliyorum.
  • Sorumluluğun Yaradan tanımını ve bakış açısını biliyor ve anlıyorum.
  • Zorluklarla baş etmeye gerek olmadan da yaşamda kolaylıkla ilerlemenin nasıl bir his olduğunu biliyor ve anlıyorum.
  • Kendimden vermeden de sevgiyi almanın güvenli ve mümkün olduğunu biliyor ve anlıyorum.

Ülkemizde ThetaHealing Seminerleri konusunda ilk akla gelen isim olan Reyhan İldaş, düzenli olarak online ve yüz yüze seminerler düzenlemektedir.Reyhan İldaş ICF Koç ve Eğitmendir. Temel ve Yaşam Koçluğu eğitimleri yanısıra Theta Healing Eğitimlerini de Master düzeyde vermekte olup halen Göktürk Merkezli Olan İstanbul ofisinde Online ve Yüz Yüze eğitimler vermektedir.

Bir Yorum Yaz

error: Korumalı İçerik