3 Eğitim bir arada indirimli

  0533 7459 398

BlogDanışan HikayeleriThetahealing Seansı

Thetahealing Seansı

Bir danışanım işyerinde olan hamamböceklerinden son derece rahatsızdı, hatta öyle ki işyerine babasıyla gidiyordu. Bu korkusunu yenmeyi çok istediği için bana başvurdu.

Kendisiyle online olarak bireysel seans uygulaması yapmaya başladık. Öncelikle ona bu korkunun kendisine ne hissettirdiğini sordum.

R: Sana nasıl hissettiriyor?

D: Güvensizlik.

R: Yani güvenmeyerek, sürekli kontrol ederek, aynı zamanda hislerinin anlaşılmamasıyla birlikte aslında sen orada ne öğreniyorsun, öyle söyleyelim. Olumlu ne öğreniyorsun?

D: Kendi kendimi korumayı, kendi kendime yetmeyi, her şeyi kendim yapıp buna emin olarak yola devam etmeyi öğreniyorum. Ama kontrolcülük de aynı zamanda çok büyük, yani biz ona kendi aramızda “kontrolcülüğümü kontrol” diyoruz.

R: Bir kas testi yapabilir misin? Kontrolcülüğümü kontrol etmek için böcek korkum var.

D: Kontrolcülüğümü kontrol etmek için böcek korkum var.

R: Böcekleri kontrol etmeliyim.

D: Böcekleri kontrol etmeliyim.

R: Böcekleri kontrol ettiğimde başkalarını da kontrol ederim.

D: Böcekleri kontrol ettiğimde başkalarını da kontrol ederim.

R: Tamam, oturabilirsin. Şimdi böcekleri kontrol etmende aslında şöyle bir şey var; başkalarını kontrol edemediğin zamanlarda böcek aracılığıyla kontrol etmek gibi bir şey. Bunu söyleyince ne hissettin?

D: Yani böcekleri kontrol etmek; elimde olmayan şeyleri de kontrol edebilme gücü. Çünkü duran böcekten değil de hızlı hareket eden böcekten, kontrol edemiyorum ya, hızlı hareket edip bir anda kontrolüm dışına çıkıp istemediğim bir yere girebiliyor, saklanabiliyor ve saklandığı an benim kontrol alanımdan çıkıyor, kayboluyor. R: Evet, evet. Kaybolunca ne oluyor?

D: Gözümle de kontrol edemiyorum. Gözümle etsem en azından hani belki bir şey sıkarım, ederim ama o, elime spreyi alana kadar kayboluyor. Onu kontrol edemiyorum, izleyemiyorum onu. Yani bu tabii ki bana rahatsızlık veriyor.

bireysel seans
bireysel seans

R: Evet, çok güzel ifade ediyorsun. Aslında izleyemediğin, takip edemediğin böcek…

D: Evet. İzleyemediğim, takip edemediğim, bana tehlike yaratan, yaratabilecek bir şey o. Şimdilik kaybolacak ama ertesi gün ya da öbür gün geldiğimde onu başka bir yerde bulacağım. Orada bulmayacağım ki! Bıraktığım, gittiğim zamanki yerinde durmayacak. Ayrıca benim alanıma da tecavüz edecek orada… atıyorum kutumun içinden çıkacak veya elime dokunacak mesela.

R: Şimdi gözünü kapatmanı rica edeceğim. Bu, aslında tarif etmiş olduğun özelliklerdeki gibi bir hissi hayatında daha önce ilk nerede hissettin?

D: Böceklerle ilgili mi?

R: Yok, herhangi bir insan, olay. Böcek bir yansıma çünkü.

D: Kontrol dışı, yani hayatım zaten hep benim kontrolümün dışındaydı. Annem, ay babam tarafımdan özellikle kontrol edilirdim hep. Babam zaten bir kontrolcüdür. Aslında ailede hiçbir şey bana söylenmez, ben hep öğrenmeye çalışırım.

Örneğin annemin sıkıntısı vardır, söylemez; babamla bir şey yaşar, söylemez; dışarıda bir şey yaşar, onu bile söylemez. Hep öğrenmeye çalışmanız gerekir, böyle tırmalaya tırmalaya sürekli öğrenmeye çalışmak, sürekli “iyi misin, yapalım mı, ihtiyacın var mı” gibi sorularla onları kontrol etmeniz gerekir. O yüzden dışarıda da bana insanlar hep sanki bir şey demeye çalışıyor da söylemiyorlar gibi gelir, gerçekten böyle mi diye kontrol etmem gerekir.

R: Evet, gerçekten kontrol etmen gereken şey aslında?

D: Gerçekten insanları kontrol etmem gerektiğini hissederim genel olarak.

R: Peki, insanları gerçekten kontrol etme isteğin ilk ne zaman ve nerede oldu?

D: Şey yapardım, bunu çok net hatırlıyorum. Çok genç bir bakıcım vardı benim, hiç sevmezdim bu arada. Biraz problemli bir tipti, böyle evde okunmuş sular falan bulunurdu. Mesela beni kontrol ederdi, çok eskiden, üç ila beş yaşlarımdayken. Uyurken beni kontrol ederdi, kapının aralığından bakardı bana. Ama ben onun ağzını ve gözünü görünce çok korkardım.

Aslında o beni kontrol ederdi, ben de gözümle onu kontrol ederdim, bakıyor mu bakmıyor mu diye. Sonra uyuduğumu görünce kapımı kapatırdı. Hani kapının altındaki o boşluk var ya, oradan annemin gelip gelmediğini kontrol ederdim, eğer ses ya da gölge görüyorsam ağlayarak çıkardım, kendimi mutfakta yerlere atardım. Eğer annem gelmemişse, gelmesini beklerdim ya da yatağa gider uyurdum mesela. Annem gelinceye kadar beklerdim böyle, annem gelince çıkar ağlardım, kendimi atardım yerlere.

R: Peki, neden kendini yere atıyordun?

D: Çünkü bakıcı bana çok kötü davranıyordu ve ben o yaşta bunu ifade edemiyordum, yani çocuğun ifade etme biçimi… Bu bana kötü davranıyor, böyle böyle yapıyor, şimdi çocuk onu diyemez. Çok küçük bir yaştan bahsediyorum. Üç, dört yaşlarımda. O âna, o yaşlara dair hiçbir şey hatırlamıyorum ama bunu hatırlıyorum. Bu davranışım benim orada kendimi ifade etme biçimimdi diye tahmin ediyorum.

R: Peki, seni bir kez daha ayağa kaldırabilir miyim? Şimdi böcekler bu bakıcıdır.

D: Böcekler bu bakıcıdır.

R: Böcekler bana bu bakıcıyı hatırlatıyor.

D: Böcekler bana bu bakıcıyı hatırlatıyor.

R: Ay, tüylerim ürperdi. Oturabilirsin. Ne hissettin? Şöyle gözünü kapat bir bakayım.

D: Mesela ilk hatırladığım şey bana zorla dişlerimi fırçalatırdı. Bir kere tuvaletten çıkmamıştı, bu kadar uzun ne işi olabilirdi ki tuvalette ve ben altıma yapmıştım. Affedersiniz büyük tuvaletimi yapmıştım ama çok küçüğüm, bunu hiç unutamıyorum, altıma yapmıştım tuvaletin kapısında. Bir de bezli falan da değilim, yani tuvalete gitmeyi bildiğim bir zamandı ama sonuçta tutamamıştım ve çünkü bir türlü çıkmamıştı tuvaletten. Sonra da altıma yaptığım için bana kızmıştı.

R: Annenler çalışıyor muydu?

D: Çalışıyorlardı. Annem de babam da çalışıyordu.

R: O kadının adı neydi?

D: Meral.

R: Meral bakıcıyla seni özgürleştirelim önce, izin verir misin?

D: Evet.

R: Onunla olan tüm enerji tip bağını servis yapalım. Onunla aranda olan varsa eğer tüm zaman nesillerde sonsuzlukta ve zaman aralarında olan anlaşmalarını, yeminlerini, sözleşmelerini serbest bırakalım.

D: Bırakalım.

R: Ve oradaki o hatırlamış olduğun o anıdaki, tuvalet anısındaki senin hissetmiş olduğun, orada ihtiyacın olmayan, artık sana hizmet etmeyen o anıyla ilgili boş gezen hafıza ve hatıra anılarını serbest bırakalım.

D: Bırakalım.

R: Aynı zamanda o evi. Orada görmüş olduğun…

D: Ben hiç kimseye pislik, domuz gibi şeyleri söylemem, biri beni dövse bile. Ama ona söylemek istiyorum ve diyorum ki iğrenç birisin, iğrençsin, yani böyle söylenmez. Bir de zavallı bir insana. Zavallı ama hani zavallı fakir bir insana bu söylenmez ama diyorum o sana zavallı küçük demedi, sen de ona zavallı fakir dememelisin. Sonra diyorum ki ayıp diyorum. İçsel diyorum ya kafana ayıp. Sen bu değilsin hani ondan bahsediyorum.

R: Ama oradaki çocuk Selin çıkıyor işte içinden, çocuk diyor bunu böyle yap böyle yap diyor.

D: Evet.

R: Şunu da yapalım mı Selin’ciğim… Üç yaşındaki o Selin’i karşına alır mısın? Ona şimdi söyleyelim, gözünde canlandır. Önce ben artık yanındayım de.

D: Ben artık yanındayım.

R: O zaman çok çaresizdin.

D: O zaman çok çaresizdin.

R: Yapacak hiçbir şeyin yoktu sadece ağlamaktan başka.

D: Yapacak hiçbir şeyin yoktu sadece ağlamaktan başka.

R: Çok korktun.

D: Çok korktun. R: Ve yalnızdın.

D: Ve yalnızdın.

R: Şimdi.

D: Şimdi.

R: Yanında ben varım.

D: Yanında ben varım.

R: Senin o baş edemediğin.

D: Senin o baş edemediğin.

R: O zamanki çaresizliğin.

D: O zamanki çaresizliğin.

R: O zamanki korkunla.

D: O zamanki korkunla.

R: Artık baş etmeyi öğrendin.

D: Ya da doğaya da salabilirim.

R: Evet.

D: Ama ne istersem yapabilirim, fakat onun başka şansı yok. O bana bakıyor, ne yapacağım ona, benim elimde onun hayatı, bundan sonraki yumurtası, her şeyi benim. Buradan baktığımda çok büyük görünüyor işte o olmak, hani benim yumurtalarım o, bir başkasının evinde olsaydı ya da hayatım iki saniye sonra dehşete kapılırdım herhalde. O dehşete kapılan, çünkü ikimiz de canlıyız. Dehşete kapılalım o ofiste, ben olmama beni avantajlı yapıyor aslında hani avantajlı hissediyorum kendimi hani şey değil, onun korkularımı yendim falan değil ama kendimi avantajlı hissediyorum.

Ben daha avantajlıyım.

R: Tabii. Şimdi zaten bu bilinç korkunu senin aslında ortadan kaldıracak zamanla.

D: Tabii tabii.

R: Ama bu bilinci anlayabilmek muhteşem bir şey. Senle hissiyatın çok iyi olduğu için çok hızlı gittik burada. Şimdi şunu da toparlayalım: Ofisi hak etmiyorum, onu da bir serbest bırakalım. Şimdi seni hem aynı zamanda hak etme ihtiyacı ve zorunluluğundan da serbest bırakalım, izin verir misin?

D: Evet.

R: Her zaman en iyiyi, en güzeli hak ettiğini bilmek ister misin?

D: Evet.

R: Artık babana ve annene ya da çevreme hak ettiğini gösterme ihtiyacını da serbest bırakalım, izin verir misin?

D: Evet.

R: Bunun için de artık babanı böcek ya da haşaratlar aracılığıyla seni koruması için ona aslında bir görev vererek bunu gösterme zorunluluğundan da serbest bırakalım, izin verir misin, bunu da serbest bırakalım.

D: Evet.

R: Artık kendimi ispatlama, tüm gücümü onlara gösterme zorunluluğuna gerek olmadan sahip olduğum aslında tüm imkânları hak ediyorum. Çünkü çok kolay, çünkü bu benim başarım. Başarımı kabul ediyorum. Evet, bunu bilmek ister misin ve tüm bu hislerin yaratıcı tanımlarını da yükleyeyim sana.

D: Evet, başarımı kabul ediyorum.

R: Evet. Şimdi seans öncesinde ne hissediyordun?

D: Seansa başlamadan önceki hissiyatım, o böcek bilerek benim için geldi, yani benim kapımdan bilerek benim ofisim olduğunu bilerek geldi ve beni korkutmaya geldi, yani alanıma tecavüz edip beni rahatsız etmeye geldi. Bilerek geldi. Bunu hissediyordum. Şu anda hissiyatım o doğrudaki olmak istemiyor, ki yani gel yanlışlıkla evet başkası olsa o ofise oraya zaten girecekti. Açık olduğu için girdi. Benim için gelmedi, o da beni görmek istemiyor.

Sadece yanlışlıkla oraya yolu düştü ve kurtulmaya çalışıyor, hızlı hareket etmesinin sebebi bir an önce benden ve ofisin içinden kurtulmak, ofise girmek değil. Yanlış yaptığını anladı, çıkmaya çalışıyor bu masadan, korktuğu büyük şeylerden, benim hareketlerimden, spreyi almamdan korktu ve kurtulmaya çalışıyor. Güvenli alan arıyor. Beni rahatsız etmeye çalışmıyor. Hemen gitmeye çalışıyor o da. O da benden rahatsız. Benim için gelmedi, yanlışlıkla geldi. İki hissiyatım arasındaki fark bu. O yüzden beni sinirlendirmiyor, geldi, tamam, yanlış geldi, gitsin bir an önce diye bakarım ben ama başta agresif hissediyordum ona karşı beni rahatsız etmeye geldiği için.

Bu yüzden diyordum hani insan olsa da dövsem onu, beni rahatsız etmeye, alanıma girmeye çalıştığı için. Ama şu an ona agresifleşmiyorum. Tamam, evet, belki beni rahatsız ediyor, orada olmasından korkuyorum ama dehşete kapılmıyorum çünkü benim için gelmedi. Sadece ondan böcek olduğu, hoşuma gitmediği için ve çirkin gözüktüğü için korkuyorum. Yoksa agresifleştiğimde alanıma tecavüz etmeye geldiği için değil. Fark bu.

R: Büyük bir fark.

D: Pislik gibi, iğrenç gözüküyorsun ama hak etmişsin yani.

R: Evet, burada esasında annenlere de tabii kızgınlığın var yani.

D: Tabii ki, tabii ki.

R: Oradan. Şimdi aslında bana o pis şişko domuz derken aslında sadece domuz olarak değil, onu buradaki haşaratlarla örtüştürmüş de olabilirsin.

D: Ya olabilirim.

R: Tüm böcekler Ayla’dır der misin bir kas testinde?

D: Kalkıyorum.

R: Bir zahmet canım. Tüm böcekler Ayla’dır.

D: Tüm böcekler Ayla’dır.

R: Daha zaten söylemeye başladığın anda doğrudan öne gittin. Evet, oturabilirsin canım. Sen hissettin mi?

D: Evet.

R: Şimdi böceklerin ayrı olduğunu, Ayla kişisinin ayrı olduğunu bilmek ister misin?

D: Evet.

R: Artık Ayla’yı kendine hatırlatma, o anıları kendine hatırlatma zorunluluğunu serbest bırakalım. Meral’i kendine hatırlatma zorunluluğu için artık böcekleri kendine çekme zorunluluğunu serbest bırakalım. Artık burada annenlere olan kızgınlığını ve babana olan kızgınlığını da hatırlamak için Meral’i kendine çekme zorunluluğunu ve böcekleri kendine çekme zorunluluğunu bırakalım. Dolayısıyla hani baban da şu anda seninle birlikte bu korkuna eşlik ediyor. Onlardan, annenden ve babandan gizli intikam diyoruz ona biz. Altta böyle çalışan intikam tarzıdır bu. Onlardan gizli intikam almayı serbest bırakalım, izin verir misin?

D: Evet.

R: Tabii, şimdi sen Meral’i kontrol edebilecek bir yaşta değilsin. Tam tersi de o seni kontrol ediyor.

D: Kendimi ifade edebileceğim bir yaşta da değilim.

R: Evet, sadece hislerin bu manada yer alıyor. Dolayısıyla aslında Cansu, korkuların oluştuğu yaş yani bu.

D: Kesinlikle. Mesela amcam şöyle bir şey söylemişti, size de bunu söylememi iletti, bana fobi terapisi almamı söyledi ve fobi terapisi alırken konuştuğun kişiye şunu söyle dedi; ben Meral’in bu korkuyu sende yarattığını düşünüyorum. Ben de amcama dedi ki yok ya hani ben bodruma gitmeye başladım küçüklükten beraber orada çok böcek vardı falan dedim. Hayır dedi. Amcam her şeyi söyler bu arada bana hani annem babam gibi değildir. Annem babam susar hani şey olmasın diye. Ama bunu konuştuğun kişiye söyle dedi hani bence o seni korkutuyordur işte böyle yaparsan şuradan böcek çıkar, böyle yaparsan bu seni yer.

R: Amcana teşekkür ediyoruz yani biz gerçekten o köke ulaştık sora sora ama mesela sen hani bunu hiç olabileceğini hissetmemiştin, ben de daha doğrusu bilemem hani nelerden olduğunu. Ama bir şekilde bir şey bağdaştırıyor orada. Şimdi güzel bir yere girdik. Artık burada ilerleyeceğiz. Bakayım ben tekrar alana. Bak, ne hissettim biliyor musun Selin? Sen bunu düşününce hatırlarsın. Plastik böcekler var.

D: Var, evet.

R: Onlardan mı acaba sana gösterdi? Düşünürsen hatırlarsın. Hisset, gözünün önüne gelir.

D: Onun böyle kısık suratı hep gözümün önüne geliyor. Çok küçüğüm ya öyle çok iyi hatırlayabilecek bir yaşta da değilim. Çok parça parça.

R: Hissedebilirsin. Hissine odaklan yani öyle bir sahneyi duyguların senin bilir. Kasların, bütün bedenindeki hücreler her biri hatırlar. Görmene gerek yok. Sadece hisset. Öyle bir anı var mı hissinde?

D: Böyle bir anım yok.

R: Kas testine sor. Meral beni plastik böcekle korkuttu.

D: Meral beni plastik bir böcekle korkuttu.

R: Onu çok hatırlamadın. Şöyle diyelim; Meral beni böcekten korkuttu.

D: Meral beni böcekten korkuttu.

R: Böcekle korkuttu.

D: Meral beni böcekle korkuttu.

R: Böcek korkum Meral’den geliyor.

D: Böcek korkum Meral’den geliyor.

R: Bilinçaltın reddediyor da olabilir. Oraya direnç gösteriyor olabilir çünkü isim doğru. Şimdi orada ihtiyacın olmayan, sana hizmet etmeyen tüm boş gezen hafıza ve anıları çıkarıp iptal edelim. Seni böcekle korkutmamış. Bunu tam sorduğumda tam tersi sen onu zaten çirkin görüyorsun kafanda. Çirkin bir şey, böcekler de çirkin olduğu için sen onunla eşleştiriyorsun. Anlatabildim mi?

D: Bende nasıl bir his uyandı, biliyor musunuz şu anda? Ben kendi işimi yapmaya başladım ama hiç kimse beni desteklemedi erkek arkadaşım dışında, hiç kimse ama. Ben işi yaptıktan, para kazandıktan sonra destek geldi. Ofiste şöyle bir his uyandı, hani ofiste böcek çıktı ve onunla baş edemedim ya ama bir sürü şeyle baş ettim. Yani o his benim harcım değilmiş gibi sanki yani senin neyine ki ofis kurma, iş yapmaya çalışmak.

R: Evet, o da var.

D: Ben onu hissettim her şeyin dışında. Halbuki ben birçok şey yaptım ama onu görünce hani sen kimsin ki, sen neyine güvendin de ofis kurmaya kalktın ki bu kadar şey yapmaya kalktın ki? Halbuki bu arada kendimi şimdi böcekten %50 korktum, ofisi terk ettim. %50 kendime öfkelendim nasıl böyle bir şey hissedersin diye. Karıştı birbirine.

R: Aynen öyle olmuş.

D: Ben sabahki yazınızı okudum, hatta bir dakika açacağım şu anda beğendim ve sabahki yazınızı okudum ben. Ya dedim bu kadar. Sevdiklerinizle her zaman ilgi ve destek almayı… Güçlü görünmek için hani kendim yapmama gerek yok hani.

R: Şimdi yine bu böcek konusundan biraz devam edeceğiz, sonra “hak etmiyorum”a da bakarız. Şimdi şu geldi benim hissime; kendini bırakmama konusu. Eğer kendini bırakırsan sen güvenli bir ele bırakmıyorsun ve o güvenli bir el değil, sürekli kendini, dolayısıyla kontrolcülüğün de orada başlamış. Eğer kendimi bırakırsam güvende olmadığından dolayı tam onu toparlayacağım h. Kontrolcülüğünün ilk başlangıcı yani senin orası. Sürekli kontrol etmeliyim, nasıl kontrol ediyorsun oradaki çocuk Selin Ayla ya nasıl sürekli sorun çıkarıyor? Çok ilginç. Öyle miydi?

D: Kadın mı?

R: Hayır, sen kadına sürekli sorun çıkartmışsın.

D: Evet, ben sorun çıkarırdım. Çok büyük sorun çıkarırdım, sonra annemle babam onu kovmuştu, hatta ağlamıştı falan ama yani şöyle; ben her gün kendimi yerlere atardım, oyuncaklarımı falan da atardım ama annem olunca yapardım. Beklerdim bütün gün onu yapmayı. Kadına tabii sorun yaratırdım yani.

R: Evet burada asıl konu anne ve babadan ilgi görmek, bu yüzden anneden ve babadan artık sorun çıkarmadan da ilgi görmenin nasıl bir his olduğunu biliyorum ve anlıyorum hissini bilmek ister misin?

D: Evet.

R: Bundan sonra artık hayatımda her zaman hem güven içinde hem de yeterince kontrol ederek, yine yaşamımda kendi istediğim zaman destek alarak da ilerleyebilirim konusunu da bilmek ister misin?

Bireysel seans sonunda, şimdi kendini nasıl hissediyorsun? Artık bir böcek gördüğünde nasıl hissedersin gözlerini kapattığında, bu hisse odaklanır mısın?

D: Gayet iyiyim. Daha da iyi olacağım teşekkürler

Buradaki his yüklemelerine ihtiyacı olan okuyan herkes evet dediğinde yine yüklenecektir. His yüklemeleri için zaman ve mekân yoktur. Enerji için bu kavram olmadığı için ne zaman evet derseniz orada çalışmaya tekrar başlar.

Sevgiyle…

https://reyhanildas.com

Almış olduğum Kuantum EFT Reiki NLP Yaşam Koçluğu eğitimlerimden sonra 2012 yılında Thetahealing® tekniği ile tanıştım ve 2014 Eylül ayında Rusya da ilk egitmenlik egitimimi ve Daha sonraki ileri seviye modul eğitmenliklerimi Atina Dubai ve İsviçre ‘de alarak Mayis 2017 de Master Egitmenliğimle calismalarima ve egitimlerime devam ediyor ve uluslararası sertifikalı uygulayıcılar yetiştiriyor ve bireysel çalışmalarıma da devam ediyorum. . Bu akış, bu güç, bu enerji hayatın her anını şükürle geçireceğim bir yaşamın da başlangıcı oldu.Misyonum Sevgiyle ve neşeyle öğretmektir


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Start for free.

Nunc libero diam, pellentesque a erat at, laoreet dapibus enim. Donec risus nisi, egestas ullamcorper sem quis.

Let us know you.

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Ut elit tellus, luctus nec ullamcorper mattis, pulvinar leo.