Yalnızlık korkusu

Eğer çocukluğunuzda yaşadığınız ya da bilmediğiniz ama sizde derin bir his uyandıran terk edilme korkunuz varsa bu yaşamınız boyunca sizin karşınıza olay ve kişilerle çıkar.
Yalnızlık korkusu genellikle çocukluk döneminde anne baba ya da hayatında önemli birinin duygusal veya fiziksel terki sonucunda deneyimlenir. Yetişkinlikte ise terk edilme ve kayıp yaşamamak için ilişki yaşamaktan korkar hale gelir. Yakınlık hissettiğinde panikleyip o duyguyu yaşamamak için kaçmak ister.
Yalnızlık korkusu korkusunun nedenleri?
Özellikle anne karnında başlayan, kayıp ikiz sendromu, anne ve baba ayrılıkları, erken dönem kreşe verilme ya da bakım sağlayan kişiler tarafından, büyütülme aşamaları kişiyi etkileyebilmektedir. Yalnızlık korkusu iki türlü devam eder. Kişi ya kaybetmekten korkar ve sürekli bu durum olmaması adına bağımlı ilişkiler geliştirir. Veyahut da terk edilmemek için, kişi kendisi önce işini ya da ilişkisini terk eder.

Bu sık değiştirilen iş ya da sevgili durumları olabilir.
İlişkideki her tartışmada ve her sorun da aklına ayrılık gelen ve bunu sıkça dile getiren kişinin asıl korktuğu şey terk edilme korkusudur. Yalnızlık korkusu o kadar yüksektir ki eşiyle uzak hissettiği an ya da tartıştığı zaman terk edileceğine inanır ve en büyük korkusu olan yalnızlık korkusu edilme duygusunu yaşamamak için terk eden olmayı tercih eder ve bunu sıkça dile getirir.
Hayatın içinde ani değişimler, bizde bu korkunun oluşmasına neden olur. Bir an da ailenin dağılması babanın evi terk etmesi çocukta özgüven eksikliğiyle birlikte ilişkide bağlanma konularını da yüzeye çıkarır.
Hamilelik sırasında ikiz kardeşin annenin bilmeden düşük yapması, kalan bebekte kayıp hissi uyandırarak, yaşamı boyunca yalnız kalma korkusuyla birlikte, terk edilme korkusunu da geliştirir. Yalnızlık korkusuyla birlikte tetiklenen, terkedilme korkusu, bir yandan kişiyi bağımlı kılarken, diğer yandan da istediği hayatı yaşamasına da engel olur.

Annenin çocukla bebekliğinde kaygıdan değil, güvenden bağ kurduğu, anne bebek arasında oluşan güvenli bağlanma sonrasında, kişiler kadın ya da erkek olsun ilişkilerinde sevgi ve güven ortamında bağ kurarlar.
Annenin hamileliğinde geçirdiği travma, sonrasında yeterince bebekle ilgilenememesi ve bu şekilde bebekle arasında oluşan bağlanma bozukluğu, bebeğin hayatının ileri dönemlerinde yaşamına da yansımaktadır. Yalnızlık korkusuyla birlikte, ilişkilerinde bu döngüyü kişiler eğer kendilerinde değiştiremezlerse yaşamları boyunca sürdürürler.
Erken yaşta sevdiği kişilerden birinin ölümü de ‘’beni terk etti eğer sevseydi beni bırakıp gitmezdi’’ gibi inançlara neden olurlar. Böylelikle ilişkilerde, kişilerle bağ kurarak ölen kişinin, terk etmesini yaşamla bağdaştırarak, bu kişilerinde onu terk edeceğini zannedilir ve bağımlı ilişkiler oluşturulur.
En çok hayatta güvenle bağlandığımız anne ve babalarımız olması gerekirken, bu hat derin yaralarla sarsılmış olduğundan başka kişilerle de bağ kurmakta zorlanabiliriz.
Yalnızlık korkusu korkusunu nasıl yenebilirim?
Yalnızlık korkusuyla baş edemeyen kişiler, zamanla depresif ve anksiyete rahatsızlıklarına sahip olurlar. Her an yalnız kalma korkusuyla birlikte, kişilere ve iş yerlerine aşırı verici ve tahammül geliştirirler. Kişilerin üzerine aşırı düşerek onları sıkılmış ve boğulmuş hissetmelerine neden olurlar. Sağlıksız bir şekilde öğrenilmiş, başa çıkma konuları değişim göstermedikçe kişide önemli bir ilerleme olmaz.

Bilinçaltı siz uyurken dahi uyumaz. Başa çıkamadığınız konular, her zaman tekrar bir olayla bağlantı kurar ve size aynı duyguyu hissettirir. En zoru da hayatta terk edilmemek adına verilmiş ödünlerdir.
Ne terk ederek ne de terk edilme duygusuna ihtiyaç olmadan yaşamı gerçekleştirebilmek için, sağlıklı ve sizi güvende hissettiren temel değişim konularına yer verilmelidir.
Yalnız kalma korkusu fobi olarak tanımlanmasa da, yer alan korkuların içinde kişiye en çok zarar veren korkulardan biridir. Tek başınıza bu korkuyu yenmeniz kolay değildir.
Yalnızlık korkusu sebebi ile kendinizi sağlıklı olmayan durumların içinde bulabilir aslında, istemediğimiz şeyleri kabul edebilirsiniz. Ama hatırlayın ki sizi güvende tutan tek şey kendinizsiniz. Bir başkasına ihtiyacınız yok. Bu noktada kaybettiğiniz güveni geri kazanmak için, destek ve psikoterapi yöntemlerine başvurabilirsiniz.
Çünkü siz değerlisiniz.
Hatırlayın ki kendi değerinizi ne bir başkası ne de sizi sevenler dahi sizin kendinize verdiğiniz gibi veremezler.
Sevgiyle ve Işıkla
Ülkemizde ThetaHealing Seminerleri konusunda ilk akla gelen isim olan Reyhan İldaş, düzenli olarak online ve yüz yüze seminerler düzenlemektedir.
Reyhan İldaş ICF Koç ve Eğitmendir. Temel ve Yaşam Koçluğu eğitimleri yanısıra Theta Healing Eğitimlerini de Master düzeyde vermekte olup halen Göktürk Merkezli Olan İstanbul ofisinde Online ve Yüz Yüze eğitimler vermektedir.
24 modül uygulayıcılık ve 17 adet eğitmenlik setifikasına sahip olup tekniğin en üst sertifikasyonu olan Science&Master Eğitmenidir. Aynı zamanda ICF PCC Eğitmen ve Koç olarak da ICF Koçluk eğitimlerini İstanbul Göktürk’te bulunan ofisinde hizmet vermektedir.
Tüm Dünya ile bağlantı halinde olduğumuz bu günlerde danışmanlıklar ve seminerler Zoom Uygulama programı üzerinden olmaktadır. Seminerlerimiz için daha detaylı bilgiye aşağıdan ulaşabilirsiniz
Abone olduğunuz ve yorumlarınızla destekleriniz için şimdiden teşekkür ederim. Instagram sayfamızı da ziyaret edebilirsiniz.


