Bilinç

Bilinç evrenin yaratıcı unsurudur. O olmadan hiçbir şey meydana gelmez.

Fred Alan Wolf

Bilinçlilik yaratımını anahtarı algılarını, kendiniz ve gerçeğiniz hakkında algıladıklarınız, nasıl hissettiğiniz, üzerine kurulmuştur. Esasında bu bedeninizle zihniniz ve kimyasal ve duygusal tepkilerinin çoğunu yaratan olgudur. Sürekli devam eden neden sonuç sürecidir.

Algılama tepki yaratır, tepki algıyı güçlendirir ve bilinciniz öyle güçlüdür ki yalnızca yaşamın duygusal kalitesini belirlemekle kalmaz aynı zamanda çok önemli psikolojik tepkiler uyandırır. Zamanla bu durum tekrarlandıkça farklı duygusal durumlarının peptitlerine uygun olabilecek diğer alıcılar çalışmaya başlar. Böylece algınız sabitleşir, eski duyguları biyokimyasal bir olaylar zinciri kurarak devam ettirir ve tekrar tekrar başlatır.

Nöropeptit
Nöropeptit

Duygusal alışkanlıklar ve hatta bağımlılıklar ise öyle şekillenir ki karmaşık görünebilir ama çok daha basit ve kendiliğinden oluşan bir süreçtir. Geniş kapsamlı kavramsal duygusal ve biyokimyasal ilişki yüzünden bilinç ve enerji üretimi üzerinde çok büyük etkileri vardır.

Sizlere sürecin nasıl işlediğini anlamak için bir örnek veriyorum; Semtinizdeki bazı binaların önünden herhangi bir kavramsal ya da duygusal tepki yaşamadan birçok defa geçiyorsunuz. Yalnızca orada olduklarını biliyorsunuz.

Bir gün hayatınızın herhangi bir anında yeni bir iş ararken binanın önünde yeni kadrolar açıldığını bildiren ve bir de telefon numarası bulunan bir afiş görüyor ve çok heyecanlanıyorsunuz. O sırada sizin hipotalamussunuz bu duyguyla eşleşen ve onu sürdüren peptitleri salgılıyor. Eve gidip numarayı arıyor ve bir randevu alıyorsunuz. Sonra o binanın önünden her geçişinizde ya da yalnıca o binayı düşündüğünüzde, yine orada olmayı tercih ediyorsunuz. Orayı her hatırladığınızda ve düşündüğünüzde yine aynı biyokimyasal tepkiyi yaşayarak heyecanlanıyorsunuz.

Hipotalamus
Hipotalamus

Daha sonra işe alınıyor ve ilk birkaç ay boyunca aynı tepkiyi yaşıyorsunuz. Zaman içinde işinizde yavaş ama emin biçimde bu duyguyu yaşamaya başlıyorsunuz. Daha sonra belki biri ya da bir görev sizi mutsuz ediyor ve olumsuz bir algılama yaşatıyor. Sonrasında bu olumsuzluk sizde de olumsuz duygu yaratan peptitler üretiyor.

Çalışmaya hazır olduğunuzda ya da işinizi düşündüğünüzde olumsuz algılama o duygu ile eşleşen ve onu sürdüren Nöropeptitleri uyandırıyor.

Bu durum yıllarca şehrin diğer ucunda yeni bir iş kurulduğunu duyana kadarda devam ediyor. Başvurur ve işi alırsınız. Heyecan duygusu uyandıran peptitleri üretmeye başlarsınız. Yani durum neşeli duyguları uyarmaya devam eder. Ancak bu durum firma başka bir şehre taşınana dek sürer.

Şimdi işsizsiniz ve para ihtiyacı algınızı tekrar değiştiriyor. Binanın önünden her geçişiniz de aslında o işi her düşündüğümüzde yine orada olmayı istiyorsunuz. Sorunlu bir işte çalışmayı işsiz olmaya tercih ediyorsunuz. Orayı her hatırladığınızda ve özlediğinizde düşünceleriniz ve duygularınız psikolojik, kimyasal tepkileriniz daha sonra oluşum filtreniz hale gelecek bir kayıp ve düşmanlık bilinci oluşturacaktır.

Bu bir durum ve yaratım çemberidir. Deneyiminiz, deneyimin devamını sağlayan duyguları yaratır.

Bu süreç, doğal bir düşünce ve duygu dizisi gibi görünür ama kimyanın zihinsel ve duygusal modelleri, takılmaya bu kadar eğilimli olmanızın en büyük nedeni olduğunu bilmek önemlidir.

Bilinç
Bilinç

İnsanın kendi kendini sabote ettiği bu biyokimyasal durumdan kaçmak için algılarımızı ve kararlarınızı değiştirmeniz bilinçli bir isteğe bağlıdır. Duygusal tepkilerinizle eşleşen ve onları sürdüren kimyanız, enerji üretiminizde önemli bir etken taşır.

Biriniz hem içinizdeki biyolojik kaynağı hem de dışınızdaki tüm yaşam koşulları için önemlidir. Olumsuz algılama modelleri ve nöropeptit ilişkisini değiştirmek için atmanız gereken iki adım var;

  1. İçiniz olumsuz bir duygu ile dolduğunda durun ve derin bir nefes alın. İçinizden tekrarlayın; Bedenim huzur ve sakinlik peptitleri salgılıyor. Yumuşacık bir huzur ve rahatlama dalgası içime yayılıyor.
  2.  Olumsuz bir tepki ateşle yeni bir şey gördüğünüzde ya da yaşadığınız da tekrarlayın: ‘’Bunu boş verebilirim bırakıyorum ve rahatlıyorum huzuru seçiyorum.

Daha olumlu kavramları tercih ederseniz, umut heyecan ve mutluluk duygularını uyandıran nöropeptitler üretirsiniz. Bu da zihninizi duygularınızı, bedeninizi kimyasal tepkileri ne kadar değiştirir. Böylece algılama enerjiniz de değişir.

Bilinciniz kaderinizi yaratmak konusunda en önemli güçtür.

Bilinçaltı terapisi nedir?

Bilinçaltı terapisi, zihin gevşek haldeyken uygulanan ve hipnoz içermeyen bir tekniktir. Amacı, geçmişte maruz kalınan olumsuz duygu, düşünce ve davranışların yarattığı ve şimdiki yaşamı etkileyen ruhsal, zihinsel, duygusal ve fiziksel blokajları tespit etmektir.

Bilinçaltı işlemi nedir?

Bizi korumakla yükümlüdür ve küçükken ne kararı aldıysak o kararı devam ettirmekle yükümlüdür. Gelecek yaşantımızı bu kararlara göre – eğer değiştirmezsek – yaratırız.

Bilinçaltı yasaları nedir?

Bilinçaltı imgelemeyi gerçek olarak kabul eder. Önerileri sorgulamadan kabul eder. Telkinler bilinçaltında inandırıcı bulunur ve güçlü telkinlere itibar eder. Bilinçaltı yasaları en derinde alışkanlık ve tekrar örüntülerinden oluşur. Bilinçaltı yasaları soyut düzlemde çalışır.

Bilinci Hareket Geçeren Unsurlar

Bilincinizi harekete geçiren üç temel bileşen vardır: Algılama, hayal gücü ve beklenti. Başarı arayışında şart olan şey hayatımızdaki zihinsel ve duygusal elemanların olumlu edinimleridir. Aslında olumlu olsun ya da olmasın bunlar bilinç yaratımının üç önemli parçasıdır. Dinamik ve enerjik bir süreç içinde birbirlerine bağlıdırlar. Bu da hayatınızı şaşırtıcı bir şekilde kontrol altına almanızı sağlar. Şimdi her parçanın nasıl çalıştığını anlayalım.

Algılama

Algının, duygusal deneyimleri sürdüren nöropeptitler ürettiğini anlatmıştık. Bir şeyi olumsuz olarak görmek olumsuz duygu durumunu güçlendiren biyokimyasal bir tepkinin oluşmasına neden olur. Tam tersi de geçerlidir. Bu bile bilinçli bir şekilde olumlu bakış açısını yaratmaya çalışmak için yeterli bir motivasyondur. Ama önce algının enerjiyi nasıl etkilediğini görelim.

Olayları görme biçimimiz geçmişinizin süzgecinden geçer aynı zamanda geleceğinizi yaratacak güce de sahiptir birçok açıdan psikolojik gerçekliğinizi tanımlayan da görme biçiminizdir. Kendinizi hayatınızı ve geleceğinizi nasıl algıladığınız ruh hallerinizin altında yatan kavramsal temeli gösterir.

Araştırmalar insanın kendini algılamasının ve iç konuşmanın depresyon ve neşe gibi duygulara neden olan seratonin ve endorfin seviyelerini etkilediğini gösterir ama bizi oluşturan parçalar öyle güçlüdür ki etkileri burada bitmez.

Çoklu kişilik bozukluğu olan kişilerin fiziksel durum tanımlamalarını onları kontrol eden kişiye göre değiştirdiğini gösteren birçok kayıtlı vaka vardır.

Şeker hastalığı ve görme bozukluğu gibi sorunların nedeni psikolojik olabilir. Beden daha önce böyle bir sorun yaşamamış da olsa kişinin algısı anomaliyi gerçek bir fiziksel soruna dönüştürür.

Bilincin, psikolojiyi değiştirdiği tek vaka elbette bu değil. İnsanlar algısını değiştirerek yanan korların üzerinde canı acımadan yürüyebilmektedir. Odak noktasını sıcak korların üzerinde yürümekten heyecan uyandırıcı ve huzurlu duygulara çevirerek ruh halini tamamen değiştirebilmeyi öğreten ateşte yürüme eğitimleri vardır.

Siz çevrenizi değiştirme gücüne sahipsiniz. Başınıza ne gelmiş olursa olsun dünyayı eskisi gibi algılamanız gerekmez. Bunun yerine kurtulma gücünü eski ve sınırlı bakış açınızı değiştirmek için kullanabilirsiniz.

Bugüne kadar ne yaşadığınızın hiçbir önemi yok her zaman yeni bir algı seçme şansınız olduğunu hatırlatayım. Bu bilinç yaratma gerçekliğinin temelidir ve gerçek olduğunu gözlemlediğiniz şeyler farkındalığınızı çerçevelerini çizer. Eski bakış açınıza saplanıp kalmak yerine hayatınızı boş bir tuvale benzetebilirsiniz. Yeni bir resim yaratabilir ve olayları farklı görebilir ayrıca etrafınızdaki her şeyi tamamen yeni bir bakış açısıyla görebilirsiniz. Bu da bir bilinç özelliğidir.

Reyhan İldaş

Reyhan İldaş Türkiye’nin ilk Theta Healing eğitmenlerindendir.  ThetaHealing enstitüsüne ait olan tüm sertifikalarda uygulayıcılıkları bulunmakta ve Türkiye’de tüm eğitimleri vermektedir. Binlerce öğrenci yanı sıra Master seviyesinde eğitmenler  yetiştirmiştir.

Halen İstanbul Göktürk’te bulunan ofisinde yüz yüze eğitimler ile birlikte tüm Dünya’da davet edilerek eğitimler vermektedir .

Bir Yorum Yaz

error: Korumalı İçerik