İnsan Neden Aldatır?

Aldatmanın altında yatan birçok neden yer alır. Bağlanma stilleri arasında yer alan anne ve babayla kurulan çocuğun ilk bağı, ilişkilerinde yaşamla olan bağını da oluşturur. Aldatma hem kadın hem de erkek tarafından günümüzde sıklıkla gerçekleşir. Günümüz dünyasında aldatmanın çok farklı çeşitlerini görebiliyoruz. Sosyal medya aracılığıyla aldatma, fiziksel olarak aldatma ya da sadece gözle aldatma da bu çeşitlere dahildir.
Geçen gün dijital bir platformda izlediğim bir dizinin konusu tam da buydu. Oldukça hem çetrefilli ayrıca dizinin konusu, ilerleyişi ve sonu farklı olduğu için ilgimi çekti. Hem iyi bir baba hem de iyi bir eş olan Micheal kaçırılarak bir cinayete kurban gidiyor. Aslında kim ve nasıl olduğunu bölüm sonuna kadar anlayamıyorsunuz. Adamın ölümünden sonra birbirini seven çifte baktığınızda, kişilerin anlattıklarına göre bir tablo görsek de dizinin sonunda çok farklı bir son bizleri bekliyor.
Dizide, güvenilir okul müdürünün konuyla hiç ilgisi olmamasına rağmen aslında her şeyin sebebi olduğunu anlıyoruz. Micheal’la kurmuş olduğu güven dostluğunun yanı sıra almış olduğu kişisel şifrelerle onun özel hayatını en ince ayrıntısına kadar öğrenerek, onun adıyla flört sitelerinden kurduğu sanal ilişkiler karmaşasıyla sonlanıyor dizi.
Benim gibi birçok izleyicide şaşırtan okul müdürü oluyor. Gerçek hayatında yalnız olan, sevgi ve destek almayan okul müdürü, sanal ortamda başkalarının hayatlarıyla hayalindeki sevgi ve desteği almaya çalışıyordu. Dizinin konusu her anlamda aldatma ve kişilik sapmaları üzerine kurulu olsa da okul müdürünün sevgisizliği birçok yaşama mal oluyordu. Micheal’i aldatan eş olarak düşünsek de aslında son derece eşine ve çocuklarına düşkün bir babayken aynı zamanda sosyal medyanın da gücünü de burada görmüş olduk.

Aldatmanın altında yatan en önemli neden kişinin şimdiki hayatta kendini olduğu gibi var edemeyişidir. Görünmeyen, duyulmayan bu kişi kendini başkalarının hayatında ifade etmeye çalışır. Onu duyan ve gören biri vardır. Dizide arka planda gelişen bir haz duygusu yer alıyordu. Hayal dünyasında ve sanal bir ortamda başkası olarak kurmuş olduğu duygusal tatmin kişinin kendisini bulamadığı yaşamda sanki varmış gibi hissetmesine yol açıyordu.
Aldatan aslında aldanır da diyebiliriz değil mi? Olaya çoklu bir bakış açısıyla bakarsak edindiğimiz olumlu ya da olumsuz duyusal girdilerimiz bizim yaşamda sağlıklı kişilik yapımızı oluşturarak, kendimizi gerçekleştirmemizi sağlar.
Bir danışanım yıllar sonra eşinden ayrılmıştı. Onu görmeyen ve baskılayan bir eşle tam tamına otuz senesi heba olmuştu. Hem ayrılıktan çok memnundu ancak bir o kadar da mutsuzdu. Evliliğinde hiçbir seçim hakkı olmayan ve eşi tarafından sürekli eleştirilen bu otuz yılda kendine olan güveni tamamen yok olmuştu.
Yetiştiği ortama baktığımızda anne ve babası tarafından sevgiyle büyüdüğünü söylese de aslında tam olarak da böyle değildi. Sorduğum sorular karşısında danışanlarım, önce anne ve babasını doğal olarak suçlamak istemezler. Aileleri ile yaşadıkları o zamanları saklamaya çalışırlar. Danışanım da ilk önce bu şekilde anne ve babasıyla ilişkisini saklamıştı ama gelgelelim verdiği tek bir yanıt aslında her şeyi ortaya koyuyordu. Evliliğinden şikayet ettiğinde ailesi ona, ‘’Kocan seni aldatıyor mu, dövüyor mu? Yediğin önünde yemediğin ardında! Daha ne istiyorsun?’’ diyerek onun eşinden ayrılmasını her zaman baskılıyordu. Tüm bu süreçten sonra kendi kızlarının da desteğiyle otuz yıllık evliliğini sonlandıran danışanımın karşısına bir erkek çıkmıştı ancak çok ilginçtir ki, adam ilk önce danışanıma karşı çok ilgili olmasına karşılık daha sonra kadınla hiç ilgilenmemişti.
Onu hem elinde tutmaya çalışıyor hem de ilişkiye bir netlik kazandırmıyordu. Sonraki günlerde bir gün habersiz şekilde adamın iş yerine giden danışanım, adamın evli olduğunu karısıyla işyerinde karşılaşarak öğrenmiş ve büyük bir hayal kırıklığı yaşamıştı. Bu boşluk duygusuyla birlikte danışanım ağır bir depresyon şikayeti ile bana başvurmuştu. Öncelikle onu psikiyatriye yönlendirdikten sonra yaptığımız çalışmada en alta yatan özgüven eksikliği duygusuna çalıştık. Çocukluğunda anne ve babasının hiç ilgisini görmeyen danışanım kendisini her zaman yok olarak görmüştü. Kendisiyle ilgilenen bir erkek çıkınca karşısına bunu da gerek sevgi sanmıştı.

Bundan dolayı yaşamda önceliğimiz kendimizde oluşmayan temel duyguları kendimize öğretmektir. Sevgi, değer, güven ve yeterlilik duygularıyla kendinizi yeniden inşa ettiğinizde, aldatılma çemberinin içinde yok olmazsınız.
İnsan hayatta öncelikle sevmek ve sevilmek istiyor. Bu duyguyu alabilmek için de kendisine yaklaşan ve bu duyguyu ona gösteren kişilere yakınlık hissediyor. Yeterince tanımadan da bazen bağlanabiliyor. Ancak eksik olan bu duyguları tekrar baştan yapılandırabilirsiniz. Sağlıksız ve bazen de eksik hissedilen duygulara sebep olan, en altta yatan kök kayıtlara ulaşarak dönüşümünüzü kolayca gerçekleştirmek için danışmanlık alabilir veya Youtube kanalımızdan ve diğer blok yazılarımızdan bilgi edinebilirsiniz.
Ülkemizde ThetaHealing Seminerleri konusunda ilk akla gelen isim olan Reyhan İldaş, düzenli olarak online ve yüz yüze seminerler düzenlemektedir.Reyhan İldaş ICF Koç ve Eğitmendir. Temel ve Yaşam Koçluğu eğitimleri yanısıra Theta Healing Eğitimlerini de Master düzeyde vermekte olup halen Göktürk Merkezli Olan İstanbul ofisinde Online ve Yüz Yüze eğitimler vermektedir.
24 modül uygulayıcılık ve 17 adet eğitmenlik setifikasına sahip olup tekniğin en üst sertifikasyonu olan Science&Master Eğitmenidir. Aynı zamanda ICF PCC Eğitmen ve Koç olarak da ICF Koçluk eğitimlerini İstanbul Göktürk’te bulunan ofisinde hizmet vermektedir.Tüm Dünya ile bağlantı halinde olduğumuz bu günlerde danışmanlıklar ve seminerler Zoom Uygulama programı üzerinden olmaktadır.


