3 Eğitim bir arada indirimli

  0533 7459 398

Önyargı

Önyargı, bir kişi veya olayla ilgili yeterli bilgi sahibi olmadan peşinen bir fikre sahip olma durumudur. Karşımızdaki insanları yeterince tanımadan, empati kurmadan ve farklılıklarına saygı duymadan oluşan her inanış bizi önyargıya götürür. Eğer bu inanışlar davranışa dönüşürse bu artık dışlamadır. Önyargıda basmakalıp düşünceler ve inanışlar vardır. Bu basmakalıp düşünce ve inanışlar özgür düşünmeye engel olur.

Esnek bir bakış açısında sahip değilsek, hayata geniş bir pencereden bakamıyorsak, çevremizde olup bitenleri önyargılarımızdan dolayı merak etmeyip olduğu gibi kabulleniyorsak bu durum bizi zihnen kısıtlanmaya götürür.

Bir örnekle açıklamak gerekirse, ‘’bütün kadınlar aynı’’ demek tüm kadınları zihnimizde kısıtladığımızın ve tüm kadınları bir kalıbın içine soktuğumuzun örneğidir. Kısaca, önyargı algılarımızın, fikirlerimizin, zihnimizin açık olmasının önüne geçer.

Önyargı
Önyargı

Önyargılar ilk olarak aileden öğrenilir. Ebeveynlerin söyledikleri küçük yaştan itibaren kişilerde yer eder ve çocukluktan itibaren önyargı tohumları ekilmiş olur. Toplumu oluşturan ailedir. Ailenin farklılıklara karşı önyargısız, özgürlüklere saygı duyan, herkesin eşit olduğuna inanan bir yapısı varsa bu öncelikle çocuğu sonrasında dolaylı olarak toplumu da etkileyecektir.

Toplumda Önyargı

Önyargı sadece kişilerde değil genele yayılarak toplumu da kapsayabilir. Her toplumun önyargıları, belli inanışları, yargıları ve klişeleri vardır. Bu önyargılar geçmişten gelen ve yeni nesillere aktarılarak, toplumun genelinin kemikleşmiş düşüncesi haline gelmektedir.

Çoğunlukla din, dil, ırk, cinsiyet, siyasi görüş, sosyoekonomik statü, kültür gibi konularda önyargılar yaygındır. Bu toplumsal yargılar kitleleri birbirinden kesin çizgilerle ayırarak, kutuplaşmaya sebep olmaktadır. Toplumsal önyargılar, belirli bir gruba dahil olan herkesi ‘’tamamen aynı’’ olarak görme şeklidir. Bu tarz önyargılara maruz kalan kişilerde zamanla bu muameleyi uygulayan insanlara karşı öfke ve nefret duyguları pekişmektedir. Bu durum zaman içinde köklenerek toplum içinde ayrışmalara, bölünmelere ve huzursuzluğa kadar gidebilir.

‘’Önyargıları parçalamak, atom çekirdeğini parçalamaktan daha zordur.’’ diyen Albert Einstein hak vermemek elde değil.

Önyargılarımızdan Nasıl Kurtulacağız?

Öncelikle önyargılı olduğunuzun farkına vararak ve bu durumu kabul ederek başlayabilirsiniz. Önyargılarınızın üstüne gitmek ve bu düşüncelerin önüne geçmek için neler yapabileceğinizi, nasıl bir yol izleyeceğinizi öğrenmelisiniz.

İlk kez gördüğünüz insanlar hakkında hemen peşin fikirli olmayın. Karşılaştığınız bir olay karşısında fikrinizi söylemekte acele etmeyin. İyi birer gözlemci olun. Empati yapın. Kişiler ve olaylar karşısındaki tutumlarınız zaman içinde değişme açıktır.

Farklı kültürleri tanımak adına imkanlarınız doğrultusunda yurtdışı seyahatleri yapmalısınız. Mensup olduğunuz milletten hariç yeni insanlarla tanışıp, arkadaşlık kurmak ve onlarla sosyal ortamlarda bulunup, fikirleri ve yaşayışları hakkında fikir sahibi olmak bugüne kadar ki birçok düşüncenizin değişmesine sebep olacaktır.

Ufkunuzu ve hayal gücünüzü geliştirecek, bilmediğiniz konularda yeni bir bakış açısı kazandıracak, farklı dünyaları tanıma fırsatı verecek kitaplar okumalısınız. Din, edebiyat, felsefe, tarih vb… gibi tarzda kitaplar zihninizi kısıtlayan düşünceleri özgürleştirebilir.

Olaylara dışardan bakabilen bir gözle görmeyi öğrenmelisiniz. Geçmişte yaşadığınız hata gibi görünen birçok şeyin bugün size deneyim olarak geri döndüğünü kabullenmelisiniz. Her yaşanan bir öğretidir ve hayatta yol alırken her biri yol gösterici tecrübelerdir.

Empati kurmak önyargılarınızın önüne geçen en etkili yoldur. Yargıladığınız ve eleştirdiğiniz kişilerin veya toplumların yerine kendinizi koyarak empati yaptığınızda, karşınızdakilerin duygularını ve hissettiklerini anlamanız daha kolay olacaktır. Olayları onların gözünden görmek ve yaşadığını hissetmek size yeni bir bakış açısı kazandıracaktır. Farkına vardığınız duyguların ne kadar yıkıcı olduğunu görmek değişiminize sebep olur.

Yüksek ego önyargının bir diğer sebebidir. Kendinizi kusursuz görmek ve eleştiriye kapalı olmak bizi karşınızdaki kişilerin eksik veya kusurlu olarak adlandırdığınız yanlarına odaklanmanıza sebep olur. İnsan olmanın doğasında mükemmel olmak yoktur. Hiç kimse kusursuz değildir. Herkes hataları, kusurları, eksik tarafları ile tam ve bütündür. Bu düşünceyi hem kendiniz hem de diğer insanlar için kabul etmek sizi egolarınızdan sıyırır ve önyargılarınızın önüne geçmenize sebep olur.

Önyargının ne olduğunu ve neden ortaya çıktığını bilmek, dünyanın daha yaşanabilir ve herkes için daha eşit bir yer olmasına yardımcı olmak adına bir adımdır. Elbette insanlık olarak katedilecek daha çok yolumuz var. Kendi mevcut önyargılarınızı fark edin ve oluşabilecek potansiyel önyargılarınızı kabul ederek, başkalarını derinden anlamaya çalışın. Bu sizin insanlar ve olaylar karşısındaki fikirlerinizi özgürleştirerek mutlu kılacaktır.

Ülkemizde ThetaHealing Seminerleri konusunda ilk akla gelen isim olan Reyhan İldaş, düzenli olarak online ve yüz yüze seminerler düzenlemektedir.

Reyhan İldaş ICF Koç ve Eğitmendir. Temel ve Yaşam Koçluğu eğitimleri yanısıra Theta Healing Eğitimlerini de Master düzeyde vermekte olup halen Göktürk Merkezli Olan İstanbul ofisinde Online ve Yüz Yüze eğitimler vermektedir.

24 modül uygulayıcılık ve 17 adet eğitmenlik setifikasına sahip olup tekniğin en üst sertifikasyonu olan Science&Master Eğitmenidir. Aynı zamanda ICF PCC Eğitmen ve Koç olarak da ICF Koçluk eğitimlerini İstanbul Göktürk’te bulunan ofisinde hizmet vermektedir.

Tüm Dünya ile bağlantı halinde olduğumuz bu günlerde danışmanlıklar ve seminerler Zoom Uygulama programı üzerinden olmaktadır.

Sosyal medyada takip etmek için tıklayın.

https://reyhanildas.com

Almış olduğum Kuantum EFT Reiki NLP Yaşam Koçluğu eğitimlerimden sonra 2012 yılında Thetahealing® tekniği ile tanıştım ve 2014 Eylül ayında Rusya da ilk egitmenlik egitimimi ve Daha sonraki ileri seviye modul eğitmenliklerimi Atina Dubai ve İsviçre ‘de alarak Mayis 2017 de Master Egitmenliğimle calismalarima ve egitimlerime devam ediyor ve uluslararası sertifikalı uygulayıcılar yetiştiriyor ve bireysel çalışmalarıma da devam ediyorum. . Bu akış, bu güç, bu enerji hayatın her anını şükürle geçireceğim bir yaşamın da başlangıcı oldu.Misyonum Sevgiyle ve neşeyle öğretmektir


Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Start for free.

Nunc libero diam, pellentesque a erat at, laoreet dapibus enim. Donec risus nisi, egestas ullamcorper sem quis.

Let us know you.

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Ut elit tellus, luctus nec ullamcorper mattis, pulvinar leo.