Bizler düşündüğümüz ya da konuştuğumuz her şeyi kaydederiz. Bir bilgisayar gibi düşünelim beynimizi. Sizin emir eriniz gibi. Sizler ona ister olumlu ister olumsuz düşünceler gönderebilirsiniz ve o der ki bu her zaman benim yararıma. Bundan dolayıdır ki eğer düşünceleriniz olumlu değilse yaşamınızda bunun gibi olacaktır. Ve bizler düşünce gücümüzle sürekli enerji yayıyoruz. Günde 60 bin ile 90 bin düşünce yer alıyor. Ve bunlar dalga boyu olarak yayılıyor. Tıpkı bir radyo frekansı gibi düşünün. Bizler hem alıcıyız, hem de vericiyiz. Beynimiz sürekli düşünür. Bu düşünceler süreklidirler. Gelir giderler. Bazen olumlu bazen de olumsuz. Baktığınızda olumlu  olanlar olumlu olmayan düşüncelere göre daha azdır. Toplum bilinci de bizi etkilemektedir. O gün siz eğer güne olumlu başladıysanız sizin gününüz daha mutlu iyilik dolu geçer. Ama sinirli negatif biri ile karşılaştığınızda sizi derinden bile etkileyebilir bu konu tüm gün.

Öncelikle sözlerimize çok dikkat etmeliyiz. Daha sonra davranışlarımıza sonra da  düşüncelerin bizde oluşturduğu duygulara. Sözlerin bizim yaşantımızda etkisi çok güçlüdür. Bu etki bazen yaşamımızı tamamen ele geçirebilir. Bizler kayıtları  0 ila 6 yaşında daha henüz  anne karnında olduğumuz andan itibaren kaydediyoruz. Ve yine doğduktan sonra çevresel faktörlerde buna etki etmektedir.  Beyin  tıpkı bir bilgisayar gibidir.  Dolayısıyla bilinçaltınızda beyninizin  bir hard diski gibi sizler oraya dilediğiniz her bilgiyi kaydedersiniz. Ve bunu kullanmaya karar verdiğiniz an da da yine oradan istem dışı alarak kullanırız. Yani ben bunu kullanayım şimdi diye seçim yapmaz. Kaydettiğiniz bilgiyi gelişi güzel oradan alıp karar verip uyguluyoruz. Bilgisayardan tek farkımız, bizlerde duygular vardır. Ve bu duygular herkes de farklıdır. Bir düşünce duygu ile buluştuğunda inanç oluşur. Yani hayatımızı yöneten inanç programları. Ve bunlar bizim için çok önemlidir. O yüzden söylediğimiz her söze çok dikkat etmeliyiz. Düşüncelerimize dikkat etmeliyiz . Beyniniz sizin için çalışmakta. Onu bir düzen içinde yönetmek lazım.  Bilincimiz devreye girdiğinde zihin kararları vermektedir. Bilinç bizi %5 yönetir bilinçdışı ise %95 yönetir. Bir arabanın sürücüsü gibi bilerek ve farkında olarak o aracı kullanmalıyız. Yönetebilmek içinde bizlerin sözcüklere doğru sözcüklere ihtiyacı var. Öncelikle dil kalıbını değiştirmekle başlayalım.

Yaşamımızdan sözcük dağarcığımızdan çıkaracağımız kelimeler

Zor kelimesini çıkaralım. Zor dediğimizde zorlukla ilgili deneyimler çekerim. Hayat zor bugün kalkıp işe gitmek zor. Onun yerine kolay değil diyelim esasında yine bir işin zorluğundan bahsediyoruz ama nasıl bilinçaltını ikna ederek.

İstiyorum kelimesini çıkaralım. İstiyorum bize hep ertelemek anlatır. Zaman belirsizdir orada. Bilinmeyen bir gelecek ve erteleme… İş istiyorum ya da ev almak isterseniz onu hep istersiniz.  Onun yerine ‘’oldu’’ deyin.

Yap- MA Kelimesini çıkaralım. Yapamam yerine yaparım deyin.

Çocuklara da yapma yerine onlara basit bir şekilde nedenini anlatın. Yap-ma dediğinizde . Onlarda onu yap olarak anlar. Ma hecesini atar bilinçaltı.

OL-MA-DI yı çıkarın. Olmadı dediğinizde zaten olmaz. Baştan söylediniz onu. Bunun yerine  Oldu deyin.

FENA demeyin. Fenayı hoş güzel anlamında kullanıyoruz. Çocuğunu övmek için bizim çocukda çok fena der baba ona övgü gönderirken

KAZASIZ- BELASIZ demeyin . işte kazasız belasız bugünkü çekimi de atlatalım dedik mi orada bunu alır bilinçaltı. Ayrıca toplum bilinci de devreye girer burada. Ve birlikte çoğalır durur.

PARA- SIZ KALDIM DEMEYİN. Bugün yeterince param yok diyebilirsiniz.

DÜŞERSİN dediğimizde çocuklara düşerler. Onun yerine dikkatli ol diyebilirsiniz.

Çocuklarınıza yapamazsın demeyin. Bir beceremedin demeyin. Onlar el motor becerileri ne kadar gelişmiş ise o kadar haraket ederler.

Zihniniz sizler için inanın her şeyi yapabilir. Onu kullanmayı öğrenirseniz hayatınızı kolaylıkla yönetebilirsiniz.  Zihniniz gerçekleştirir. Öncelikle hayatınızda ne istediğinize net karar verin. Onu zihninizde netleştirin. Net olmayan bir zihnin size verebileceği bir şey yoktur.

Hayatınızda çözüme ulaştırmaya yardımcı kısa bir yol size gösterelim. Güne şükür enerjisi ile başlayın. Öncelikle şimdiki durumunuz için şükredin. Zihin şükretmeyen insanlara geriye dönük bir şey vermez. Her gün varolan 10 şey için şükredin. Bir şükür defteriniz olsun . Ve her gün oraya farklı 10 şükrettiğiniz şeyi yazın. Her gün farklı 10 şey. Yazdıkça bakacaksınız ki ne kadar şükredecek şeyiniz olduğunu göreceksiniz. Zihin gerçek ile hayali ayırt edemez. Ve sizin olacak olan her şeye de şükrettiğinizi gördükçe zihniniz bunu yaratmaya başlayacaktır.  İsteklerinizi hayalinizde canlandırın hatta şimdi gözünüzü kapatın ve derin bir nefes alıp verin tekrar derin bir nefes alıp verin. Zihniniz yavaşlasın . Kendinizi tamamen rahat bir konumda hissedin. Ve yaşamınızda olmasını istediğiniz şeyleri gözünüzün önünde canlandırın ve kendinizi de içine koyun.  Ve orada yaşayın. Varmış gibi sanki hayatınızdaymış gibi. Mış gibi olan her şey sizin hayatınızdadır. Şimdi buna sahibim deyin. Ve Olan her şeye gelen her güzel şeye şükredin. Teşekkür edin. Ve gerisini bırakın YARADAN  sizin için en uygun zamanı bilir.

Öncelikle

TALEP EDİN

ŞÜKRAN DOLU OLUN

CANLANDIRIN

VE ŞİMDİDEN ŞÜKREDİN

İsteklerimizi gerçekleştirmek için hayatta öncelikle kendimizi dönüştürmeliyiz. Örneğin yaşamda bir eş istiyorsak kendimize denk bir enerji ile eş buluruz.  Kişi kendisini sever değerli bulursa ona uygun eşi seçer hayatına. Bu sevmek narsist sevgi gibi değildir. Özden gelen zamandaki gibi sevmektir. Ben kendimle ne kadar barışık olursam o kadar da ilişkimde barışık olurum .  Bizler danışmanlık yaptığımız konuların en başında yer almaktadır eş hayata çağırmak. Daha sonra iş  ve parasal sorunlar gelmekte. Halen Göktürk’te bulunan merkezimizde hem Thetahealing seminerleri vermekte ve bireysel uygulamalar yapmaktayım. Science & Master sertifikasyonuna sahip Türkiye’de lisanslı Thetahealing eğitmeniyim. 1990 yılından beri kendimi hayatımı değiştirmek adına başladığım bu yolda aldığım bir çok eğitimin sonrasında kendimi yaradanla buluştuğum şimdi noktasında buldum. Sizler de  kendinize çözüm  bulmak ve kendinizi geliştirmeyi seçerseniz birlikte keyif ve neşeyle dönüşmeye doğru yol alabiliriz. Sevgi ve Işıkla….

Bir Yorum Yaz