Olumlama

Hayatımızda bugüne kadar Muhammed Ali‘den ve Einsten en başta olmak üzere bütün dahiler olumlamaları kullandılar. Hatta Muhammed Ali maçları çıkmadan önce mutlaka kendisine başarı olumlamaları söylerdi.  Ben başarılıyım, ben güçlüyüm ve  Kelebek gibi atlar  Arı gibi sokarım gibi ifadeleri onun kendine ait güçlendirici olan olumlamalarıydı.

Olumlamalar Nedir?

Olumlama İngilizce kökünden gelir ve afirmasyon demektir. Afirmasyon olarak da Türkçe’ye çevrilmiş hali aslında olumlu dediğimiz her zaman olumlu doğrulama ve onaylamayı kastediyoruz.

Mesela ben başarısız biriyim dediğimde kendime esasında negatif bir afirmasyon yapıyorum. Ama bunun yerine ben başarılıyım ve her geçen gün kendimi  daha da geliştiriyorum dediğimde pozitif afirmasyon uyguluyorum. Aslında aynı düşünceyi kullanmış oldunuz ama iyi taraflarını ve pozitif taraflarını doğrulayan onaylayan sana enerji verecek yapılandıracak bilinçaltında, yapacağın işe koşullanmanı sağlayan onaylama cümlesini kullanmış oldunuz.  

Ben bunu söylediğim zaman negatif düşünce bende var olmaz. Çünkü bizler hem negatif ve pozitif düşünemeyiz. Böyle bir kuralı vardır buna bilişsel uyumsuzluk yasası denilmektedir.  Yani zihninde hem iyi hem kötü bir düşünce geçiremezsin. İkisi birden olmaz. İsterseniz hem pozitif hem de negatif düşünmeye çalışın.

olumlamalar 2
Olumlama

Mesela ben hem yetenekli hem de yeteneksizim diye düşünün. İkisini aynı anda söylemeye çalışın. Yapabiliyor musun? Hayır. Bu hem ileri adım atmak hem de aynı an da geri gitmeye çalışmak gibidir. Dolayısıyla pozitif varsa negatife yer yoktur veya negatif varsa pozitife yer yoktur.  Biz bir düşünceyi seçmek durumundayız. Olumlamalar bizim güçlü olana enerji vermemizi sağlar ve daha iyi taraftarımızı doğrulamamız ve onaylamamızı sağlıyor.

Bununla ilgili size önemli ipuçları iletiyorum;

Ne istemediğinize değil  ne istediğinize odaklanın ve ifade edin. Sakın pembe renkli bir minik fil düşünmeyin dediğimde aklınıza ilk gelen bu oldu değil mi? Çünkü düşünmeyin dediğimde aslında ama Tam aksine düşünmemek için önce düşünmen gerekiyor. Abur cubur yemek, yemek istemiyorum dediğinizdede  ya da abur cubur yemeyeceğim dediğinizde, aslında abur cubur ve köküne me ve ma ekini alarak düşünceyi olumsuz hale getirmiş oluyorsun.

O yüzden yürümeyi nasip olduğumuz burada çok önemli onunla malum yaparken özellikle sağlıklı bir konuda olmak için dengeli besleniyorum ve zenginlik sıcak Zeynep sıcak yiyecekler seçiyorum.

Daha iyi ya da sağlıklı ve kuvvetli görünmek için yiyeceklerimi seçiyorum bana sağlık veren yiyecekleri seçiyorum ve dengeli besleniyorum. Mesela bu olumlu bir afirmasyondur ama Abur cuburlardan uzak duruyorum kelimesi mesela olumlu gibi gözükse bile me-ma ekinden dolayı aslında olumsuz bir olumlama modelidir. Abur cuburun yerinene  olabilir derseniz Mesela daha sağlıklı ve formda olabilir. Demek ki istemediğimize de değil ne istediğimize odaklanıyoruz.

Bir daha yataktan geç kalkmayacağım istemediğimiz bir şey olumlu gibi gözüküyor ama aslında istemediğimiz bir şey. Ben yataktan her gün daha erken kalkıyorum ve hedeflerim için daha güçlü adımlar atıyorum. Mesela bu daha güçlü bir olumlama sizin için daha iyi olacaktır.  O yüzden buradaki  birinci kural çok kolay. İstemediğimize değil Ne istediğimize odaklanmaktır. İkinci Kural ise gerçekçi ulaşılabilir olumlamaları kurmamız lazım.  

olumlamalar 1

Mesela bir ayda 10 kilo vermek istiyorum evet lakin  bir ayda 10 kilo vermek istiyorum sizce ne kadar gerçekçi olabilir. Senin hedefinin senin için ulaşılabilir olması lazım. Eğer ulaşamayacak kadar uzaklıkta isen bu sana enerji vermeyecektir ve  bu seni harekete geçirecektir ama 1 hafta da 3 kilo veriyorum cümlesi seni daha motive edecektir ve enerji verecektir.

Mesela daha yakışıklı daha cazibeli olmak için her gün 20 dakika yürüyorum, yediklerime dikkat ediyorum ve bir ay içinde tam 4 kilo veriyorum, dediğinde bu olumlamalarinanın ki  bilinçaltın tarafından daha fazla kabul görecektir.

Ve bunu yaptığında değişiklikleri görüyor durumda olacaksın. Ayrıca olumlamalarınız, daima şimdiki zamanda olsun içinde ben geçsin ve bitirilmiş gibi  olumlamalarınızı bitirin.

Cümleler bitirilmiş olarak kurun. Mesela her gün yirmi dakika yürüyorum cümlesi gibi. Ben her gün kitabım için bir saat yazıyorum ve bunun için de beni evren destekliyor cümlesi sizi harkete geçiren olumlu bir cümledir.

Cümlelerinizi Ben olarak da ifade edebilirsiniz ya da her geçen gün yediklerime dikkat ediyorum, her gün yediklerime dikkat ediyorum,  yediklerimi kontrol ediyorum ve her gün performansımı daha da geliştiriyorum,  becerilerimi daha iyi hale getiriyorum,  her gün müzik dinliyorum.

Bu cümleler sizin için daha motive edici ve gerçekleştirilmesini mümkün kılacaktır. Olumlamalar da en önemli olan duygudur. Eğer olumlamanızda duygu olmazsa bilinçaltı tarafından kabul görmez. Neden derseniz duygu bizim için önemlidir. Biz duygularımız tarafından yönlendiriyoruz. Olumlamalarına duyguyu katabilirsin.

Çok basit ve canlandırarak. Olmuş gibi canlandır her bir olumlamanı. Mesela bir ayda 4 kilo veriyorum ve yediklerime dikkat ediyorum sağlıklı formda ve aynı zamanda feet bir görüntüm var bunu duyup da sevinç içinde canlandır ve  her sabah  güne formda girdiğini hayalinde canlandırdığında gerçekten karnının biraz daha eridiğini ve gerçekten sonrasında nasıl olacağını, gerçekten belin inceldiğinde nasıl görüneceğini ve  nasıl uyuyacağını her birini kendi biliş alanına almalısın . Neler hissettiğine bakmalısın ve  insanlar sana inceldiğinde neler söyleyecek?

Olumlamaların en güzel tarafı da işte bunu zihninde yaşayabilmendir. Zihninde canlandırmaz ve  duymak atmazsan onu hayatına alamazsın. Zihinsel canlandırma ile ve o tinsel canlandırmada hissedeceğin duygu ile mutlaka desteklemen gerekiyor. Ayrıca en önemli konu ise senin  kendi kontrolünde olan olumlamalar yapman gerekiyor yani annenin ya da sevgilin ya da çocuğuna yerine olumlamalar yapamazsın.

Senin kontrolün de olmayan bir olumlamanın hiç bir faydası olmayacaktır.  Çocuğumun daha fazla ders çalışmasını istiyorum ya da sevgilimin beni artık daha fazla sevmesini, hediye almasını istiyorum. Bu olumlamalar senin kontrolün dışındadır. Bunlar aynı zamanda özgür irade yasasına ters düşmektedir. Ama eşim ya da sevgilim tarafından sevilmenin nasıl bir his olduğunu biliyorum olumlamasıyla kendine öğretebilirsin.

En önemli olan ise tüm bu olumlamaları ard arda 21 gün ara vermeden uyguluyor olman.

Beyin senin için yeni yollar üretiyor ve bunlar tam anlamıyla bilgi bir Patika haline gelmeye başlıyor. Zihnin ve gözlerin düşüncelerin arasında senin için  yeni nörolojik bir ağ kuruyor. Aynı zamanda akşam yatmadan önce ve sabah kalkmadan önce olumlamalarını ifade etmelisin.

Çünkü beynin uykudan önce ve sonra daha yavaş bir ritimde olacaktır.  Böyle olduğunda daha kolay kayıt edecektir. Bu bilgiler ile birlikte olmak istediğin her neyse bunları yazarak ve olumlu olarak hissederek ve canlandırarak tekrar et. Daha derin konularda eğer olumlama olmuyorsa mutlaka en derin duyguna bakmalısın. O duyguyu değiştirdiğinde olumladığın her duygu sende kolaylıkla harekete geçecektir.

Çünkü her söz bir büyüdür.

Bir Yorum Yaz

error: Korumalı İçerik